GELDİ YAZ AYLARI, GEVŞEDİ MNAKİ’NİN YAYLARI

Yine böyle sıcak bir gündü. Yılın hemen hemen bu zamanlarıydı. Ya da bir iki hafta daha ilerisiydi emin olamıyorum şimdi. Dünyanın en saçma anime-manga forumlarından biri olan ve fiziksel yaşı 14-16, zeka yaşı 4-5 olan bir grup gerizekalının üye olduğu anime.web.tr sitesine, o dönem yeni başladığım anime manga sevdasının verdiği şevkle bir göz atıyordum. Sitenin saçmalık düzeyi, toplarımdaki sperm sayısını ve kalitesini düşürmüştü adeta. Tam hayalkırıklığı içerisinde siteden çıkmak üzereyken, “Mnaki… İsmiyle aklınızı alan manga çeviri grubu”nun eleman aradığını gördüm. Çeviri yapma hevesiyle yanıp tutuşarak hemen siteye girip, iletişim adresini msn’e ekledim. O dönem grubun demirbaşı olan Logan nickli arkadaşla bir süre muhabbet ettikten sonra, Lyzard’ın da dahil olduğu bir toplu konuşmadan sonra ekibe girdim. 1 ay kadar süreyle çevirmeme uygun seri bulamadıklarında, seçici bir grup insanla karşı karşıya olduğumu ve bunun çok sıkıcı bir durum olduğunu düşündüm. Ayrıca havalar sıcaktı ve insanlar denize girmek, kumsalda uzanmak, buzlu badem yemek falan istiyorlar ama ona rağmen tüm çeviri gruplarının verdiklerinden fazla bölüm çıkarıyorlardı. O bir aylık süreçte boş boş oturup, her gün beni de aldıkları msn toplu konuşmalarından gına getirerek bekledim. Bir gün “Gamaran diye bir seri var. Başla hemen istersen” dediler. Hemen başladım. Ve bugüne kadar bir kaç seri çevirip, epey bir toplu konuşma devirip, pek çok çeviri grubuyla taşak geçip, yine oldukça fazla insanı şişe geçirdim. Peki bu süreçte ben neler yaşadım da, ekibe ilk girdiğim zaman ki görüşlerim olumsuzken, aynı görüşler benim için birden olumlu oluverdi. Çünkü ben bu süreçte; zaxocular, embesil forum moderatörleri, anime-manga(naruto,bleach,one piece) aşığı embesil ergenler, yüksek kalite manga (ykm mağzaları) çevirdiğini sanıp götüm gibi çeviri yapanlar, manganın suyunu çıkarıcaz diyip bokunu çıkaranlar, bol manga bölümü verince seni allah ilan edip, istediğini vermediğinde orospu karı gibi ciyaklayanlar, bir gün yüzüne gülüp ertesi gün ben yokum diyenler, bugün yokum deyip aslında bi bok olmadığını anlayamayanlar, yaoi’ye sanatsal anlam yükleyip, ne kadar bayağılaştığını idrak edemeyenler, sürekli manga çevirisi yapmak isteyip bir türlü beceremeyenler, becerdiğini sanıp eline yüzüne bulaştıranlar, 3 güne dağılıp 5 güne yeni grup kuranlar, sonra 3 güne tekrar dağılanlar ve daha nicelerini gördüm. Bunun yanı sıra; başta kıl kaptığım o toplu konuşmaların aslında ne kadar keyifli olduğunu, mnaki ekibindeki insanların ne kadar zevk sahibi ve muhabbetin kralını yapmayı bilen şahıslar olduklarını, birbirlerini hiç görmemiş olsalar da sürekli buluşup görüşüyor olsalar da, birbirlerine her zaman dost gibi içtenlikle davrandıklarını, çevrelerindeki güzel şeyleri hoşnutlukla karşılayıp, kötü şeyleri ti’ye aldıklarını ve her zaman her durumu olgunlukla karşıladıklarını gördüm. Beni uyuz eden o seçiciliğin, başka yerlerde olmadığını ve diğer tüm ortamların bu nedenle keraneye döndüğünü gördüm. Aslında bu seçiciliğin iyi bir şey olduğunu ve bu güzide insanları sıradanlaşmaktan kurtardığını gördüm. Bunları bir mnaki çevirmeni olarak değil, bu ekipteki insanları sadece bilgisayar ekranındaki bir msn penceresindeki diyaloglardan tanıyan sıradan biri olarak yazıyorum. Amacım ne duygu sömürüsü yapmak ne bazı yüksek kalitesiz mnaki takipçileri gibi yalakalık yapmak ne de lüzumsuz laf kalabalığı yapmak. Bunları anlatmaktaki tek amacım şudur ki; siz bu ekibi ve yaptığı işleri takip eden insanlar, henüz bu insanların ne kadar değerli olduğunu anlayamadınız. Bu insanlar sizi burada her gün ayakta s.kiyorlarsa bunun sebebi gözünüzü açmak içindir. Aptallıktan silkinip kendinize gelmeniz içindir. Mnaki’yi ilahlaştıran, mnaki’yi yeren, mnaki’yi kendi arzularıyla yönlendirmeye çalışan, mnaki’nin her yaptığına boyun eğen ve mnaki’nin kulu kölesi düşmanı olan herkes, bir gün aslında Mnaki’nin sadece manga çevirip geyik yapılan bir yer olduğunu ve manga okumayı seven insanlar için sadece bir yuva olduğunu anlayacaktır. Buranın bir “yuva” olduğunu önceden anlamış ama “yuva” kavramını “ana okulu” kavramıyla karıştırmakta ısrar eden bazı arkadaşlar ise her daim doğduklara yere girmekte serbesttirler, bizim onları geri sokmamızı beklemek zorunda değildirler.

Sizi hiç sevmiyoruz. Manga okumanız veya okumamanız bizim için hiçbir şey ifade etmiyor. Bu mangaları siz okuyup mutlu olasınız diye çevirmiyoruz. Okumayı sevdiğimiz ve çevirmekten hoşlandığımız için yapıyoruz. Sizin takdir dolu haykırışlarınız da küfür dolu yakarışlarınız da bizi zerre etkilemiyor. Kısacası sikimizde değilsiniz. O yüzden mangalarınızı okuyun, muhabbetinizi yapın, sonra da siktirin gidin…

-Dekadans